8 Mart: Güç, Seçim ve Şükran Üzerine Bir Düşünce

Uluslararası Kadınlar Günü planlandığı gibi yaklaşırken kendime şu soruyu soruyorum: Bu günün gerçek anlamı nedir?

Büyükannelerimizin kuşağından, annelerimizin kuşağına, kendi kuşağımıza ve bir sonraki kuşağa kadar her kadın kuşağı, dayanıklılığı, şefkati ve gücü kendi yaşamları aracılığıyla yorumlar.

94

Bu günün merkezinde hiçbir zaman hediyeler ve tüketim yer almamıştır.

Bu kutlamanın asıl özü, her kadının hayatını kendi şartlarına göre yaşayabileceği gerçeğinde yatmaktadır:

Nazik de olabilir, güçlü de olabilir;

Evlenip aile kurmayı seçebilir ya da kendi yolunda yalnız başına ilerleyebilir;

Sıradan bir hayat yaşayabilir ya da olağanüstü bir zekâyla parlayabilir.

Bir kadının bağımsızlığı asla evliliği veya anneliği reddetmek anlamına gelmez.

Bu, seçim yapma özgüvenine sahip olmakla ilgili; sevmeye cesaret etmekle, sorumluluk almaya cesaret etmekle ve kendinden sorumlu olmaya cesaret etmekle ilgili.

Sonuçta, hayatın en eksiksiz hali, onu dolu dolu yaşama cesaretine sahip olmak ve asla kendine ihanet etmemekle ilgilidir.

Beş bin yıllık Çin kültürü bize köklerimizi ve ruhumuzu verdi.

Nixon'ın "1999: Savaşsız Zafer" konuşmasını hatırlıyorum. İçeriği hafızamda uzun zamandır bulanıklaşmış olsa da, bir inancım sarsılmaz bir şekilde devam ediyor:

Batı'nın etkisi ne kadar büyük olursa olsun ve eski Sovyetler Birliği "savaşsız yenilmiş" olsa bile, Çin asla yenilmeyecek.

95

Dünya ne kadar çalkantılı hale gelirse, o kadar çok anlıyorum:

Bizi koruyan, istikrarımızı ve huzurlu yaşamlarımızı sağlayan şey tam olarak anavatanımızın gücüdür. Çinli olarak doğmak gerçekten de büyük bir nimettir.

Tüm kadınlara:

Zihninizin berrak, bağımsız, sakin ve güçlü kalmasını dilerim.

Ve en çok olmak istediğiniz kişi olarak yaşamanızı dilerim.

96


Yayın tarihi: 08 Mart 2026